3 Nisan 2010 Cumartesi

Bu Haftasonu...

Hafta sonu benim için cumartesi günü öğleden sonra başlıyor. 13:00 gibi işten çıktığım zaman, koskoca bir buçuk gün tatilim oluyor (ne kadar da koca!) Bizim buralarda hava böyle bugün, balkonda oturma zamanı geliyor yavaş yavaş...İnip sahilde yürümek var, ya da sırf keyif için vapura binmek. Evdeki bayat ekmekleri martılara atmak var deniz kenarında, evin önünde kurulan pazara inmek var, inmesi güzelde bir de çıkması var o elindekilerle :( 
Aslında bir de hala yoğun olan işlerimin yorgunluğunu alacak, sevgilinin bir hediyesi var bana..Bir süredir istediğim  SLR makina... :)  Bu haftasonunda onunla ilgilenmek var planda. (Allah nasip ederse)
Herkese keyifli bol güneşli haftasonları diliyorum..

2 Nisan 2010 Cuma

Vakti Şerif-i Cuma'nız hayr olsun...

"Mutlu olmanın sırrını Peygamber Efendimiz’den öğren de, Allah sana ne verirse ona razı ol. Başına gelen derde, balaya razı olur da, ses çıkarmazsan, o anda hemen sana cennet kapısı açılır. Eğer gam elçisi sana gelirse, tanıdık bir dost gibi karşıla, onu kucakla. Zaten o sana yabancı değildir, onunla aşinalığın vardır. Sevgiliden gelen cefaya karşı sakın suratını asma, onu neşe ile karşıla, merhaba, hoş geldin de. Onu güler yüzle, tatlı sözle karşıla ki gönül alıcı o eşsiz varlık hoşa gitmeyen çarşafını üstünden atsın da güzelliği ortaya çıksın."


Mevlâna Celaledin-i Rumi (Rh.a.)

Vakti Şerif-i Cuma'nız hayr olsun...

(İşlerimin yoğunluğundan dolayı yazamıyorum,sanırım bu biraz sürecek.) Herkese hayırlı cumalar diliyorum.

Foto: Flickr

31 Mart 2010 Çarşamba

Akşam Akşam..


Görmüyor bazen insan gözünün önündeki güzellikleri.. Eve git, yemek hazırla, hatta yoksa yap...
Bir koşturmacadır gidiyor. Çevirip kafanı karşıya bakmak aklına gelmiyor. Dün akşam eve alt yoldan gidelim dedik bu sefer...bu çok güzel manzara (ben pek yansıtamasamda) karşıladı bizi. Yine tefekkür..yine sakinlikle ilerledik sahil yolunda...
Gün batımında kuşlar ötüyor.Lacivert in kızıla, kızılın siyaha, siyahınsa geceye karıştığı yerde..
O oluşu izlemek bile insana huzur veriyor.
Niye diyorsun, niye hergün görmüyorsun bunları, niye çıkmıyorsun hergün evinin önündeki sahilde yürümeye?
Bahane çok...
Havanın artık geç kararmasından dolayı aydınlıkta gidiyoruz artık evimize..Bunu değerlendirmek için koşarak gidiyorum neredeyse iki akşamdır. Evimi hafta içinde gün ışığıyla görmek ne güzel :))
Her çalışanda varmıdır bu özlem? Evimi özlüyorum resmen... :)

Eve gittim bir hevesle yarım kalan kapı süsünü de bitirdim. Şükür :)
Arkasına kurdela dikip, pembe oturma odamızın kapısına astım..Şimdilik orada. Yapımını daha önce anlatmıştım burada.

30 Mart 2010 Salı

Köpük köpük kahveden, yudum yudum içebilmek...



Akşam işler bitmiş, kahve pişirilmiş, balkona çıkılmış..serin havada sıcak bir kahve..
ohh ne şahane...
Kahveler içilirken uzun uzun düşünülmüş, hayatın gailesi, geleceğin kaygısı, geçmişin ne getirdiği ya da nerelere götürdüğü..biraz tefekkür, çokça şükür..Olması gereken sonsuz sabır..Daha az çalışmak, daha çok vakit ayırmak sevdiklere, ince düşünmemek..oluruna bırakmak bazı şeyleri belki de görmezden gelmek...
Daha çok ibadet etmek, nereden gelip, nereye? kime? döneceğimizi bilmek...İnadı yenmek, sabrı öğrenmek..
Hani gerçekten derler ya; gönül ne kahve ister ne kahvehane, gönül muhabbet ister kahve bahane..
muhabbet istemiş bizimde gönlümüz heralde...

28 Mart 2010 Pazar

Yapım Aşamasında..


Yeni bir haftaya sağlıkla merhaba demenin şükrünü yaşayarak, yapmaya çalıştığım kapı süsünün hikayesini anlatmak istiyorum. Bir önceki yazıya gelen yorumların cevapları da burada olacak.
Evet arkadaşlar evdeki hesap, çarşıya uymadı tabiki :)
uzun aramalarım sonucunda kapı süsünün altındaki köpükten bulamadım burada. (Eminönünde varmış sanırım) O'na muadil olarak kasnağa elyaf sarmaya karar vermiştim. Elyaf aldım, kasnak ararken, yaklaşık 25cm çapında bir metal halka buldum ve onu aldım. Gelelim keçeye. Burada da yine küçük yerde yaşamanın dezavantajı çıktı karşıma. Metreyle satılıyordur diye düşündüğüm keçe de A4 kağıttan daha küçük boyutta tabakalar şeklinde satılıyormuş. Tanesi 2 TL. 1 taneden çıkar 4 adet yuvarlak, bana lazım belki 500 adet yuvarlak :))
Durum böyle olunca;  örnekten çok uzaklaşmak durumunda kalarak, tül almaya karar verdim. İki renkli daha güzel olacağını düşündüğümden, 1,5m beyaz,  1,5m de fuşya tül aldım. (Tabiki yetmedi :) )
Sıcak silikon yardımıyla önce elyafla çemberi kapladım, elyaf çok çabuk kirleneceği için etrafını, evde bulunan yaklaşık 2cm kalınlığındaki kurdela ile sardım. Böylelikle alt malzememiz tamamdı. 
Üzeri için; 3" keçe yazıyordu orjinalinde. Bende 7,5cm çapında bir yuvarlak çizdim ( Kupa bardak ağzı kadar) 
O çizdiğim yuvarlağı keserek 1 adet örnek alıp, katlı olan tüllere iğneleyip tek seferde 15 adet birden kestim. Bu işlemi tüller bitene kadar yaptım. Daha sonra 2 pembe, 2 beyaz yuvarlak alıp aynı resimdeki gibi katlayarak, iğneleyip, çembere batırdım. sanırım 250 tane falan oldu :)) çünkü 2 kutu iğne bitti. İğneleri küçük topuzlu iğne olanından kullandım. Toplamda 3 metre tül ile çemberin yarısını kaplayabildim. İğne tutmaz demişlerdi ama tuttu. Dikmelisin denmişti. Ama mümkün değil. En azından benim için :))
Sonuç olarak en kısa zamanda 3 metre daha tül alıp, bitireceğim inşallah...
Orjinalinden çok farklı da olsa yine de yapması zevkli oldu. Ama uzun ve yorucu da aynı zamanda.
Maliyeti 10TL yapması çook uzun bir süre..

  
İşte böyle..

27 Mart 2010 Cumartesi

Bu Haftasonu


Bundan yapmak istiyorum. Allah nasip ederse. Peki nedir bu derseniz; aslında kapı süsü ama içine resim konulup, çerçeve olarak da duvara asılabilir, ya da  içine o ölçüde bir ayna kestirerek.. Malzemesi keçeden, yapımıda çok basit bu sitede görmüştüm epey oluyor. Ama altındaki yuvarlak malzemeyi nerden bulucam pek de fikrim yok açıkçası.


Yapılışı resimde çok güzel anlatılmış;







İşte bu kadar...


Ben beğendim..Peki ya Siz?

Herkese keyifli haftasonları diliyorum. Pazar günü bizim buralarda hava kapalı olacakmış. Uyku havası :)) İnşallah pazar günü dinlenir ve haftaya sağlıkla başlarız. Ve inşallah o malzemeleri bulup bu süsden yapabilirim..

Aslında kırmızısını yapıp, üzerine yine keçeden ağaç yapınca yılbaşı süsü, pembe veya mavi yapıp, üstüne bebek yerleştirerek yapılırsa bebek odası kapı süsü olarak da kullanılabilir. Değil mi??

26 Mart 2010 Cuma

Hayırlı Eş..

Hani evlenmeden önce kafanda bir kahraman oluşturursun ya, evleneceğin insan için. İşte benimde eşim o kafamda oluşturduğum kahramanın aynısı..Rabbim öyle büyük ki.Nasip etti onu bana. Tanıştığımız ilk zamanda inanamamıştım bir süre hatta. Olamazdı, istediğim bütün özellikler onda toplanamazdı. Uzunca bir süre büyü bozulmadan böyle sürdü gitti. Lakin bir süre sonra, yaşanılan, paylaşılan onca olaydan sonra, tabiki dört dörtlük olmadığını anladığım zamanlar oldu. Ama o da çok normaldi. Fakat genel olarak hala istediğim ve beni çok mutlu eden özelliklere sahip..
Lafı ne kadar uzattım. Aslında söylemek istediğim; eşimin ne kadar düşünceli, benimle ne kadar ilgilendiği ve ne kadar desteklediğiydi.. Dünkü postumdan sonra, elinde çok güzel bir pastayla geldi eve. Üzerine de 100 yazmış önce, ve sonra 101 :)
1'i de O'ymuş... 
Allah ondan razı olsun inşallah..
Beni ne kadar mutlu ettiği tarif edilemez... Yapılan davranış zaten ortada, benim buna yorum yapmam zaten gereksiz...Yorumu size bırakıyorum :))

Bende bu cuma gününün hürmetine; isteyen herkese hayırlı eş diliyorum. Rabbim herkesin gönlüne göre versin...Hayırlı cumalar...
Related Posts with Thumbnails