dua etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dua etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Haziran 2010 Cumartesi

Kıymetini Bilenlerden Eyle Ya Rabbi!!!

Bugün Mübarek aylardan Recep ayının ilk günü..biraz olsun ses vermek biraz da bilgilendirmek için aşağıdaki yazıyı yayınlamak istedim..
Bu mübarek günlerin kıymetini bilenlerden, mükafatını alanlardan olmak dileğiyle..
Bu gece yapılan dualar red olunmazmış..Yapacağınız dualarınız şimdiden kabul olsun inşallah..
Şu uzun ve sıcak günlerde tutulan oruçların kabul olması..sadece dilimiz ile değil, nefsimiz için tutulmuş oruçlar olması dileğiyle..Recebi gördüğümüz gibi, Şaban ve Ramazanı da yaşamayı nasip etsin inşallah..
"Receb, günahları bırakmak, Şaban, ibadetlere yönelmek, Ramazan ise, dereceler beklentisine girmek içindir"
İlk iş günahları bırakmak, e o zaman haydi bismillah..



Recep, şaban ve ramazan ayları ibadet ve maneviyat olarak diğer aylara göre daha üstün bir şeref ve fazilete sahiptir.


Hz. Resul-ü Ekrem'den (s.a.a) nakledilen bir hadisinde şöyle buyurmaktadır: "Recep Allah'ın büyük ayıdır. Hiçbir ay hürmet ve fazilette bu aya ulaşamaz. Bu ayda kafirlerle savaş haramdır. Şunu bilin ki recep Allah'ın ayı, şaban benim ayım, ve ramazan ümmetimin ayıdır. Kim recep ayının bir gününü oruç tutarsa, Allah'ın rızasını kazanmış olur. Allah'ın gazabı ondan uzaklaşır ve cehennem kapılarından birisi onun yüzüne kapanır."

Recep benim ümmetim için mağfiret dileme ayıdır. Bu ayda istiğfar edin (tevbe edin ve bağışlanma dileyin.) Zira Hak Teala, çok bağışlayan ve rahimdir. Recep ayına "Asabb" (dökülen) denir; zira bu ayda benim ümmetimin üzerine çok rahmet dökülür. O halde şu zikri çok söyleyin:

"Esteğfirullahe ve es'eluhu't-tevbe."
"Allah'tan mağfiret ve tevbe diliyorum."

İbn-i Babeveyh, Salim'den şöyle rivayet etmiştir:

"Ben recep ayının sonuna bir kaç gün kala İmam Sadık'ın (a.s) yanına gitmiştim. Beni görür-görmez şöyle buyurdu:

"Ey Salim! Bu ayda hiç oruç tuttun mu?" "Hayır vallahi" dedim "ey Resulullah'ın oğlu!" İmam (a.s) şöyle buyurdu: "O kadar sevap kaybetmişsin ki miktarını ancak Allah (c.c) bilir. Bu, Allah'ın üstün kıldığı ve hürmetini yücelttiği bir aydır. Bu ayda oruç tutanları kendi ikram ve değerlendirmesine mazhar kılmayı kendisine farz kılmıştır. Salim diyor ki ben: "Ey Resulullah'ın oğlu, eğer bu ayın kalan günlerini oruç tutarsam, bu ayda oruç tutanların sevabının bir kısmını elde etmiş olabilir miyim? diye sorduğumda şöyle buyurdu: "Ey Salim! Kim bu ayın sonundan bir gün oruç tutarsa, ölüm anındaki can çekişme ve rahatsızlıklardan, ölüm sonrasının dehşetinden ve kabir azabından kurtulur. Kim bu ayın sonundan iki gün oruç tutarsa, Sırat'tan kolaylıkla geçer ve kim bu ayın sonundan üç gün oruç tutarsa, kıyamet gününün büyük korkusu, dehşet ve zorluklarından kurtulur ve kendisine cehennem ateşinden kurtuluş beratı verilir."

Selam ve dua ile..

26 Mayıs 2010 Çarşamba

Dua..


Allah’ım, Muhammed ve âline salat eyle ve yüzümü eskitecek, zihnimi karıştıracak, düşüncelerimi dağıtacak, uzun süre beni meşgul edecek borca düşürme beni.
Rabbim, borç tasası ve düşüncesinden, borç meşguliyeti ve uykusuzluğundan sana sığınırım. O halde, Muhammed ve âline salat eyle ve beni böyle bir duruma düşürme.
Rabbim, borcun hayattaki zilletinden ve ölümden sonraki vebalinden sana sığınırım. O halde Muhammed ve âline salat eyle ve artan bir zenginlikle ya da ardı kesilmeyen yetecek bir rızkla borçlanmaktan koru beni.

Allah’ım, Muhammed ve âline salat eyle, israfa ve ihtiyaçtan fazla tüketime karşı beni koru; bağışta bulunmak ve ifrat ve tefritten sakınıp orta bir yol izlemekle beni düzelt; gideri gelire göre ayarlamayı bana öğret; lütfunla beni savurganlıktan koru; rızkımı helal yollardan ver; harcamamı iyilik kapılarına yönelt; gurur ve kibir getirecek, zulme sürükleyecek, taşkınlığa sebep olacak malı benden al.

Allah’ım, yoksullarla birlikteliği bana sevdir; güzel sabırla onlarla birliktelikte bana yardım et. Fani dünya malından beni nasipsiz ettiğin şeyleri, kalıcı hazinelerinde benim için biriktir. Dünyanın değersiz mal ve metaından bana bahşettiklerini komşuluğuna ulaşmak, yakınlığına kavuşmak ve cennete ağmak vesilesi kıl. Hiç kuşku yok, sen büyük lütuf sahibisin; sen cömertsin, kerem sahibisin.

Yine çok güzel bir dua...Borcu ödemekte Allah'tan yardım istemek..
Öncelikle Rabbim kulluk borcumuzu yerine getirmemizi nasip etsin...Daha sonra namaz borcumuzu bırakmasın inşallah diyorum..Ve tabi olmazsa olmaz Dünya borçları olan kardeşlerimiz içinde Rabbim ödeme kolaylığı ihsan eylesin...

Dualarımız kabul olsun inşallah..

AMİN...

29 Nisan 2010 Perşembe

Uzun Ama Çok Güzel Bir Dua...

Ey, kulların acımadığı kimseye acıyan; ey, kentlerin kabul etmediği kimseyi kabul eden; ey, kendisine muhtaç olanları küçültmeyen; ey sürekli kendisinden bir şeyler isteyenleri nasipsiz bırakmayan; ey, kendisine doğru kılavuzluk edenleri reddetmeyen; ey, ithaf olunan küçük şeyi de kabul buyuran; ey, hoşnutluğunu kazanmak için yapılan az ameli de ödüllendiren; ey, az amele büyük karşılık veren; ey kendisine yaklaşana yaklaşan; ey kendisinden yüz çevireni kendisine doğru çağıran; ey nimeti değiştirmeyen, cezalandırmakta acele etmeyen; ey, iyiliği kat kat artıran, kötülüğü bağışlayıp ortadan kaldıran! Arzular, kereminin sonuna ulaşmadan hacetlerine kavuştu; dilek kapları bol bağışınla hemen doluverdi; sıfatlar, seni anlatamadan dağılıp gitti. Çünkü her yücenin üstünde en yüce yücelik ve her ululuğun üstünde en onurlu ululuk sana aittir. Her büyük, senin katında küçüktür; her onurlu, senin onurunun yanında hakirdir.
Senden başkasına gidenler eli boş geri döndüler; senden başkasını arayanlar hüsrana uğradılar; senden başkasına konuk olanlar mahvolup gittiler ve senin fazlından nimet isteyenlerin dışında diğer nimet isteyenler kıtlığa duçar oldular.
Kapın isteyenlerin yüzüne açık; ihsanın dileyenler için mubah; imdadın imdat isteyenlere yakındır. Sana ümidi olanların ümitleri boşa çıkmaz; ihsanını isteyenleri mahrum bırakmazsın; mağfiretini dileyenleri azabına duçar etmezsin.
Sana karşı gelip muhalefet edenlerden rızkını esirgemezsin; seninle düşmanlık edenlere hilminle davranırsın; kötülük yapanlara iyilik yapmak âdetindir; haddi aşanlara mühlet vermek sünnetindir. O kadar mühlet verirsin ki, mühletine aldanarak, hakka geri dönmez, batıldan el çekmezler. Oysa sen, emrine dönmeleri için onlara mühlet verir; saltanatının sürekliliğine güvendiğin için onları hemen cezalandırmazsın. Sonuçta; saadet ehlinden olanları saadete kavuşturur, şekavet ehlinden olanları şekavetle baş başa bırakırsın. Hepsi de sonunda hükmüne dönecek, emrine boyun eğecektir. Uzun süre onlara mühlet verişin saltanatını gevşetmez; onları cezalandırmakta acele etmeyişin aleyhlerindeki açık kanıtını geçersiz kılmaz.
Kanıtın bütünüyle anlatılmaktan çok daha yüce; büyüklüğün künhüyle belirlenmekten çok daha yüksek; nimetin tamamıyla sayılmaktan çok daha fazla ve ihsanın en azının bile şükrü yerine getirilmekten çok daha büyüktür. Suskunluk, seni övme gücünü almış benden; çekingenlik, seni ululamaktan âciz kılmış beni. Yapabileceğim en fazla şey, Allah'ım, aczimi itiraf etmektir. Bu yüzden kapına gelmiş, ihsanını dilenmekteyim.

O halde, Muhammed ve âline salat eyle ve râz-u niyazımı işit; duamı kabul buyur; günümü başarısızlıkla sonuçlandırma; isteklerim hususunda reddetme beni; katından ayrılışıma ve tekrar sana dönüşüme değer ver. Hiç kuşkusuz, sen, dilediğini yapmakta güçlük çekmez, istenenden âciz kalmazsın. Çünkü sen, her şeye kadirsin. Günahlardan sakınmamız, itaate güç bulmamız ancak yüce ve büyük Allah’ın yardımıyladır.

Rabbim bütün hayırlı dualarınızı kabul etsin, gönlünüzdekini nasip etsin...
Cumanız Mübarek Olsun, Hayırlı Cumalar...


Photo:http://www.flickr.com/photos/akebonobeya/
Related Posts with Thumbnails